22 Aralık 2011 Perşembe

günlük hesabı

Ara verince yazmaya nerden başlayacağını bilemiyor insan.ben bi başlıyım kısadan kısadan:)
3 hafta oldu,yeni okuldaki  maceramız başlayalı.
1.hafta: ahmed ensar iyiydi,zeynep şevval bırakmadı.bende gittim onlarla.
2.hafta: hasta olduk yine.(ilk okul deneyimimizde de 2.hafta hastaydık)üçümüz birden hemde.ensarın biraz daha iyi olduğu 3 gün kendi gitti.
3.hafta: ben gelmek istemiyorum baba sizi bırakıcak dedim.şevval kıyameti kopardı.ensarda ondan çook etkilendi.başa döndük.benim gittiğim günlerde çok mesutlar.ama artık iyice sıkıldım.okulu sevdiler aslında.sabah kalkınca soruyolar ne zaman gidicez diye.sonra şimşekler çakıyo.şevval başlıyo "anne sen de gelcen dimi?"yi değişik değişik versiyonlarla 10 kere soruyor.ben bi köşede oturup kitap okuyorum onlar faliyetlere katılıyorlar.ama nereye kadar..
sorun nerde?şimdiye kadar onları kimseye bırakıp, bakkala bile gitmememe bağlıyorum ben.uyutup anneme bırakırdım en fazla.onda da şevval uyandığında ağlardı.susmamacasına.ensarı bırakır şevvali alırdım yanıma bazende..ikkisine birden babaya bırakıp gittiğim de çok nadirdir.yapışık yaşadık 3 yıldır şimdi ayrılamıyoruz.
bakalım ne yapıcaz.bende kestiremiyorum artık:)bitmek bilmeyen daha da bitmeyen gribin arkasından hafif ishal başladı ensar da sabah.nasıl bi virüsse gripmidir başka bişey midir artık,ne uyutuyor ne ayağa kaldırıyor.zaten nazlılar benim böcükler.ilk nazlarını anneye yapıp rahatladıktan sonra ve ilaçlandıktan sonra yaramazlıklara son gaz devam ediyorlar..ensar bi hapşuruyor,hoop yere kadar.bi peçeteye iki kez sildirmiyor.temiz olcakmış.wc kağıdı salonumuzun baş köşesinde ne zamandır..
ensar kapıya her gelene anlatıyor ne var ne yok.az önce kapıcı geldi..
-ben haştayım.buynum akıyo.öksürüyorum.öhö öhö(bu da kanıtı:)akşam kuştum annem de şildi yaa.
şevval elinde ki oyuncakla oynuyor..kaç ay önce alınan oyuncak kıymete biniyor..ilk önce ensar zorbalıkla almak ister ama alamaz:)sonra
e:şevvaaal biyaşcıkta ben oynıyiim.
ş:olmaş
e:sen biyaş oyna sonra bana ver.
ş:olmaaş.annanem sana alıy tamam mı?
e:yaaa,bende oynıycaam...
ş:ben oynadıktan sonya sen oyna tamam?(oyalama taktiği)
e:bende öyle demiştim zaten!
birbirleriyle diyoloklarını çok dinlemediğimi farkettim bunu duyunca yada biyerde mutlaka araya giriyorum.onlar konuşurken ben onlara istemsiz karışamadım.kendileride -kısmen-de olsa hallettiler:)ereğlide ki komşumun 4 yaş arası olan iki çocuğu vardı.biz hiç bişekilde kavgalarına karışmıyoruz kendileri halletmeyi öğreniyor derdi.bizde bunu yapmaya çalışıyoruz aslında ama şevval fazla yaygaracı:) canı yanmadan kıyameti koparıyor.her zaman muvaffak olamıyoruz yani..
ensar uyumuşsa şevval tadından yenmiyor.kendi kendine bi oyun buluyor.geçen gün aynanın karşısına geçmiş uyduruk bi şarı söylüyor.nasıl tatlı..bana bulaşmıyorya daha da tatlı geliyor bana:)
çok ve karışık yazımın sonuna geldim sanırsam:) selametle....

okunası,sindirilesi,tavsiye edilesi

"Geceden sonra" doğan ve kalplerin çöllerini cennetlere çeviren bir gözyaşı bu.Çoraklaşmış ve çöle dönmüş klpler;açın sadrınızı!Aşkın gözyaşları,serin serin,sağanak sağanak,üzerimize damlıyor;bakın gökyüzüne,nasılda aşk yağıyor...
Ben ki kuralları yıkmaya gelmiş Şems,ben ki dünya nimetlerini elinin tersi ile itmiş Şems,nasıl olur da 40 kural yaftasını yakıştırırlar bana.Neden kendi entrikalarının ortasına yerleştirirler beni?

24 Kasım 2011 Perşembe

öğretmenler günü tabiki ve geçmişin izleri:)

Kaliteli insan yetiştirmek,emek vermek,eğitmek dünyadaki en zor işlerden biri.bu mesleği yapan, saygı duyulası ve elleri öpülesi güzel insanların ve kardeşim Esra gibi mesleğinde ilk seneleri olan gencecik ve gerçekten SEVEREK öğretmenlik yapan bütün öğretmenlerin günü kutlu olsun.Allah sabırlarını ve sevgilerini arttırarak devam ettirsin.  Çocuklara koyun muamelesi yapıp 'yatın,kalkın,bak gelmiyim yanına' gibi abuk ifadeler kullanan kağıt üzerinde süper,pratikte sınıfta kalan öğretmenlerden de heryerde var malasef.çocuklara okul ararken okul güzel mi? den önce 'öğretmen severek mi yapıyor işini?' sorusu sorulmalı kesinlikle.şevkatle ve onları anlamaya çalışarak yaklaşılmalı.eğitim sisteminde zaten boşluklar,yanlışlar var.öğretmenlerin vicdanlarına kalmış bazı tutum ve davranışları.çocuk yemeğini yemiyor diye,annesini istiyor diye bağırıp çemkirip çocuk karşısında ki acziyetini göstermek değildir öğretmenlik.
ne desem,ne desek boş ve eksik.iyi insanlar çıkarsın Allah karşımıza..
şöyle bi bakıyorum geriye,orta okuldan sonrasına...çok sevdiğim öğretmenler oldu ismini hiç unutmadığım.coğrafya öğretmenimiz şu satırları yazmıştı defterime:
"bizler ne okul olarak ne de büyük kuşaklar olarak sizlerin beklentilerinize tam cevap veremedik.İleride birgün bunları düşünürsen yazdığımı özür olarak kabul et."
bilinçli anne babaların ve öğretmenlerin bilinçli nesiller yetiştirebilmesi ümidiyle...

15 Kasım 2011 Salı

efsane kurabiye

hacdan gelen kuzene, 'hoşgeldin' kurabiyesi yaptım dün.bu kurabiyenin efsaneliği de yiyyenin mutlaka bidaha istemesinden 'hani şu susamlı bi kurabiye varya'diye başlayan muhabbetten geliyor.tarifi diğer kurabiyelerden farklı değil.tek fark susamda.
1 paket marg.(tereyağı)
2 çay bardağı pudra şekeri
1 çay bardağı sıvıyağ
kabartma tozu
yumurta sarısı içine beyazı dışına
aldığı kadar un
şekil verdikten sonra önce beyazına sonra susaına bulayıp fırına.
herkesi cezb eden gevrekliği sanırsam..

                                        bu da susamın bittiği yerde biten mantarlar...
                                                       selamatle kalın...

24 Ekim 2011 Pazartesi

GÜZEL GÜNLERE NİYET ETTİK

Şehitlerimizin acısı dinmeden deprem haberi geldi Van'dan.Allah ölenlere Rahmet kalanlara sabır ve metanet versin..
dilerim yardımlar gereken ellere ulaşır.geride kalanlar için hem bu ülenin halkı hemde devleti eminim gereğinden fazlasını yapacaklar.17 ağustos ve 12 kasım depremlerinde yılı aşkın konut,erzak ve sıcak yemek yardımı devam etmişti.
dün haberlerde sadece halkın gönderdiği yardım ve ihtiyaç malzemelerinin gönderilişini izledim.Çoğunluğun BDP li olan Van'a,şehid veren şehirlerden,evlerden gönderile yardımları izledim. Kürt-Türk diye ayırmadan, yardıma ihtiyacı olan İNSAN diye...bebek,anne,baba, Türkiye'nin bi parçası diye VAN!
inşallah oraya giden yardımlardan PKK daha da çok beslenmez.bu iyi niyetli halkın yardımlarından kursaklarına 1 lokma geçmez.
inşallah Kürt kardeşlerimiz gerçek dost kim? görürler.Kürt Türk ayrımı olmadan Kardeş kavramının altını çize çize yaşanabilineceğinin örneği olurlar.
güzel günlere niyet ettik! Allah kabul etsin!

11 Ekim 2011 Salı

çabuk kek

Bu lezzetli mini kekeleri yapmak sadece yarım saatimizi aldı.Ahmed Ensar "kek istiyorum" diye tutturduğu sırada, kardeşim "yarım saate kadar hazır olun, sizi almaya geliyoruz" diye telefon açmıştı.bu yüzdende çok özenli paylaştıramadım.döke saça oldu biraz.çikolatalarını Zeynep Şevval attı sonra doğru fırına. 

2 yumurta
1 küçük su bardağı şeker
yarım paket kabartma tozu
vanilya
1 küçük su bardağı ılık süt (biraz fazla olabilir)
1 çay bardağı sıvı yağ
un,kakao

Hepsine çikolata koymamıştım.çocuklar sade yemek isteyebilirler diye.öylede oldu.ama çikolatalı benim favorim.misafirime yapacağım şekil budur yani..:)
                                       afiyetle hoşça kalın efenim... sevgiler...

23 Eylül 2011 Cuma

ilk okul ana okul

Merhaba!
Okular açıldı ve başladı benim minikler.Malesef henüz alışma safhasındalar.Bu hafta 1 gün gidebildik sadece.Okuldan mı kaptık bilemiyorum ama bu sezonki ilk "salgın" dan nasibimizi aldık.Ensarın ilaçları bitti,şevval devam ediyor.Dr. okula gitmelerinde sakınca görmedi ama evde kalmayı tercih ettik.
Ensardan ümitliydim okula çabuk alışma konusunda,ama şevvalden etkilenmiş olmalı oda istemiyor artık.
Bende çok bi heves "okula başlaıyolar" diye sevinmiştim,pek heyecanlanıp ilk gün gururlanmıştım bile:)
Biraz deniycem. Pek ağlatmaya niyetim yok.Alışırlarsa ne ala....
Grip aşısı yaptırma konusu konuşuldu bugün ki ilk veli toplantımızda.yaptırın diyen çok bazı kesimlerde fakat deneyip yaşayanlarla birkere daha konuşma fırsatım oldu ve eşimle karar verdik;yaptırmıycaz.
İşimiz de gücümüz de minikler.Dilerim heeep en iyilerle karşılaşırlar...

20 Eylül 2011 Salı

misafir sofrası


pazar günü amca çocuklarını kahvaltıya davet ettik.fire vardı.beylerden işe gitmek zorunda kalanlar vardı ama yinede çoğunluğu sağladık.bol sohbetli,tatlı sataşmalı,iş güç konuşmalı,eğlenceli geçti.2 hafta sonra tekrar buluşuyoruz inşallah.

 menüde nefis kerpli kanepeler,sodalı börek,poğaça,kek,mini pideler,kremalı patates ve men(l)emen vardı

Allah ağzımızın tadını bozmasın...şükürden geri koymasın bizi...
çocuklarla kreş maceramızıda yazıcam tez vakitte inşallah.
*bende kayıt yaptırsam alırlay mıydı acaba??

14 Eylül 2011 Çarşamba

kol böreği muhabbeti

 
diyette felan değilim.öyle bi gaflet ve dalalete düşmedim henüz:)sadece hayıflanmayla, kilodan memnun olmadığımı söylemekle yetiniyorum, o kadar! şu gördüğünüz patatesli kol böreğiyle bir ömür yaşardım heralde:)

işte bunu yerken 'fazla yememeliyim' sinyalleri gönderiyorum beynime ama algıda seçicilik yaparak,bana mısın demiyor.bunun kenarlarından,çıtır kısmından yemeye başlıyorsunuz bu sırada sadece hepsini yiyebilirim gibi bi düşünce hasıl oluyor.sonra hesap kitep hak getire...Annemm, yapan ellerin dert görmesin:)

12 Eylül 2011 Pazartesi

başlarken...

hadi bismillah...
bakalım neler yaşayıp neler öğrenicez?
 ilk vesikalık fotoğrafları:) ve beşik mevlüdü süsleri...

birazdan kreş yolu görünücek benim canavarcıklarıma.belli bi düzenleri olmadığı için saate uyumları nasıl olucak merak ediyorum.
dualarınızı ve varsa tecrübelerinizi esirgemeyin...

7 Eylül 2011 Çarşamba

böyle işte

uzuunca bi aradan sonra merhaba! gün içinde uyumadan önce kompozisyonlar yazıyorum kafamda,konuları belirliyorum.ama buraya oturunca gidiyo aklımda ki herşey:)
Ramazan ayı çok güzel ve dolu geçti.gündüzleri sıcak olduğu için akşamları bol bol gezmeliydi.
Bayram da aynı güzellikte ve sakinlikte geçti.hareketliydi ama yorucu değildi:)
şimdi de okul heyecanı yaşıyoruz.3-4 yaş gurubunda anaokuluna başlıoyrlar inşallah.uzun gezmelerin fikir alışverişlerinin nihayetinde bi devlet okuluna kayıt yaptırdık dün.okul yeni kadro genç.13:00-18:00 saatleri arası yarım günü tercih ettik şimdilik.inşallah memnun kalırız ve devam ederiz.
şimdilik bunlar var.aslında sadece başlıklar.başlıklara yüklediğimiz anlamlarla hatırlamaz mıyız geçmişi?her birinin ayrı anlamı var şüphesiz,anılarda saklı...

21 Temmuz 2011 Perşembe

+3 şükürler olsun:)durum raporu

(fotoğraf 2 ay öncesine ait.oğluşumun açları artık uzadı:)

18 temmuzda 3 oldunuz.geçen 2 seneden daha farklı olsun istedim doğum gününüz.ama 18 temmuza ayarlayamadım eşi dostu,çağırıyım...sonrada hevesim kaçtı açıkcası.pastamızı yedik,davetsiz hediyelerimizi kabul ettik:)
güzel olan 1 yaş daha büyümeniz,eskiyi hatırlamamız,şaşırmamız yeni yürümeye başlayan bi bebek gördüğümüzde "bizimkiler de bu kadar küçük müydü diye":)
geçen 1 senede neleri hallettik?
-en önemlilerinden bez olayını nihayete erdirdik.uzuuuun uğraşlar sonucu bitti bu iş,hala kaçamaklar olsada.
misal: bugün:) en okkalısından:) birlikte büyük parka gittik.amacımız gezip tozup yorulmak eve kendini dar atmak.biraz vakit geçirdik,şevval çiş sinyali verdi.wc ye gittik."kızım yap.yapmaz "kızım yap " yapmaz.iyi dedim sen bilirsin.bi 10 dk sonra balon oyun parkında oynamak istediler.tamam dedim. 5 dk sonra şevval hanım bir güzel çişini yaptı.ben panik!ayakkabılarımı çıkarıp girene kadar,arkasından bi çocukta çiş yaptığı yere gelip bi güzel oturdu bütün çırpınmalarıma rağmen.babası vardı söyledim durumu hemen. ben mahçup!kusura bakmayın felan....felaketti benim için.şevval ilk defa dışarda çiş yaptı,o da oyun parkına...çok kalabalık değildi Allah'tan, 1-2 kişi vardı onlarıda çıkarttılar temizlediler bol çamaşır suyuyla.
kendimi rahatlatmak amaçlı olsa gerek "daha önce böyle bişey yaşandı mı burda" diye sordum.evet dedi gülerek 1-2 defa oldu." iyi bari dedim,yanlız değilim:))
-ensar için özellikle konuşma olayınıda baya ilerlettik.bi olayı rahatlıkla anlatabiliyor.kaz yanmasın diye çevirebiliyor:)
-evi eskisi kadar dağıtmıyorlar:)en azından çekmcelere çok bulaşmıyorlar.
-birlikte daha çok oyun oynayabiliyorlar ve daha daha çok kavga edebiliyorlar.
-olaylara yaklaşırken pazarlığa açık olabiliyorlar.her zaman değil ama:)
-bana eskisi kadar bağımlı değiller.arkadaş,ortam iyi olduktan sonra bana fazla bulaşmıyorlar:)
-şevval hanıma kilotlu çorap,toka,şapka gibi kız işi şeyler giydiremiyoruz.
-artık ne istediklerini daha iyi anayabiliyorum:)
-ve okul hazırlıklarına başlıyoruz,hayırlısıyla...

15 Temmuz 2011 Cuma

lise,şehitler,kandil

Lise arkadaşlarıma buluştuk bugün.ilk defa çoluk cocuk hep bi aradaydık.9 çocuk vardı en büyüğü 5 yaşında.hem eskiyi yad ettik,hem hayttan bahsettik.11 yıllık sınıf defterine baktık,güldük,şaşırdık.kalın ve büyük bi defter almıştık.parasını ben vermiştim,bende kalsın diye:)herkes bişeyler yazardı.canı sıkılan,neşeli olan...şiirler,resimler...nasıl geçtiğine inanamadık dedik 11 sene...sanki biz hep aynıydık...Şehitler duydum dün.içim yandı.anneleri geldi aklıma.onları büyütürken yaşadıkları,ayrıntıları.sırtına mendil koyar mıydı annesi hasta olmasın diye.eline diken batınca öper miydi geçsin diye...
ve kandilimiz mübarek olsun.unutmayalım ciğeri yanan anneleri,babaları,eşleri,çocukları....şehitler cennete uçtu,onların ocakları tutuştu...
Rabbim gerektiği gibi istemeyi,istediğimize kavuşmayı,eksiklerimizi görmeyi ve tamamlamayı nasip etsin.dularda unutmayalım birbirimizi isimlerimizle... adım MERVE....

11 Temmuz 2011 Pazartesi

kapanmayan avuç içimsin


Birgün Mevlana hazretleri evine girer ve hanımı ona sorar;
-bu kadar âşıksın Mevla... ya şükürler olsun bu âşkı yaşayıp yaşatana,peki bana ne kadar âşıksın? der Mevlana hanımına şöyle der;
- Sen benim;
Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım Gelene on adım gidişimsin…
Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin…
Sen benim;bugünüme şükür ve yarınıma duâ edişim,
azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin,
ve kapanmayan avuç içimsin….

29 Haziran 2011 Çarşamba

Alman gençleri çok şaşırtan  Türkiye de gördükleri manzra Lütfen Buraya

28 Haziran 2011 Salı

son varışımız Sanadır!

Tüm İnananların Mübarek Miraç Kandili kutlu olsun.
AMENERRASULÜ'NÜN MEALİ:

285- O peygamber de kendisine Rabbinden indirilene iman etti,

Mü'minler de (onlardan) her biri Allah'a,
onun meleklerine,
kitaplarına,
peygamberlerine inandı.
"Onun (Allah'ın) peygamberlerinden hiç birini diğerlerinin arkasından ayırmayız (hepsine inanırız),
dinledik,
(kabul ettik) emrine itaat ettik,
Ey Rabbimiz,
mağfiretini isteriz.
Son varışımız ancak sanadır"
dediler.

286 -Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez.

Herkesin kazandığı hayır faidesine,
yaptığı şer kendi zararınadır.
"Ey Rabbimiz, unuttuk, yahut yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme.
Ey Rabbimiz,
bizden evvelki ümmetlere yüklediğin gibi üstümüze ağır bir yük yükleme,
Ey Rabbimiz,
takat getiremeyeceğimizi bize taşıtma.
Bizden sadır olan günahları sil,
bağışla,
bizi esirge.
Sen mevlamızsın bizim.
Artık kafirler ruhuna karşı bize yardım et."

17 Haziran 2011 Cuma

hayaller,olanlar,olmalılar

öyle blog yazarları var ki hayretle,merakla okuduğum. kalemi öyle konuşturuyorlar ki ve öyle tercüman oluyorlar ki içimde anlatmak istediğim ne varsa!
zaten bi iddiam yok bu alemde.ne çok kitap okurum,ne çok yemek yaparım,ne çok yazarım,ne çok maharetiyim,ne çok film izlerim,ne çok gezerim,ne de dıy projelerim var gerçekleştirdiğim.
sadece burada olmayı,eskiden beri yazmayı,nerdeyse gördüğüm her yazıyı okumayı,çocukluktan beri dergilerin,gazetelerin inciğini cinciğini çıkarmayı,şiir dinlemeyi,armut pişince dikiş dikmeyi,bişeyler boyamayı çok seviyorum.anne olmayı seviyorum.annelerin çocuklarına yazdıkları sevgi cümlelerini okumayı seviyorum.
kadınların hayatlarında değiştirmek istedikleri ne varsa;perdesi, koltuğu,tenceresinin yeri dahil herşeyi paylaşmalarını,
hayat gayelerini,neden var olduklarını,nasıl yaşadıklarını irdelemelerini,
daha bilinçli olmak adına ve daha verimli bi insan ve anne olmak adına nasıl dindiklerini görmek onları okumak iyi geliyor bana.
ufak tefek çok hayalim var.dünya için küçük olduğu kadar benim içinde küçük olan aslın da boyutta.sadece biraz daha mutlu olmak için ve anlamlandırmak için geçen zamanı.yeni bi ajanda almalı diyorum,not almalı unutmadan...

3 Haziran 2011 Cuma

pratik profetrol

profetrol yapsam dedim.uzun ve zor geldi.pratik bi şey yapıcak kadar vaktim vardı.tatlıda tuzluda daima kurtarıcı milföyleri çıkardım.4 kare elde ettim 1 kareden.fırında pişti.bu sırada krema ve kremşanti karışımını hazırladım.aralarına doldurdum.üzerine çikolata sosu veya sadece ve bolca pudra şekeri.tadı da görüntüsü gibi çok güzel oluyor.
*çikolata sosu servis edilmeden hemen önce dökülmeli.beklediğinde hoş görünmüyor.

2 Haziran 2011 Perşembe

birbirimizi unutmamak üzere

genel af-üç aylar demiş zeynep&zeynep.çok beğendim bu tabiri. bu aylardan tertemiz günahsız bi şekilde çıkabilmek ümidiyle... ve Yaratıcımıza en yakın olduğumuz anlardan birinde, anlımız secdedeyken birbirimizi unutmamak üzere...adım MERVE:)
iyi kandiller...

1 Haziran 2011 Çarşamba

kız annesi

pek süslü bi hatun sayılmam.yerine göre diyelim.çocuklar büyüdükçe yüzüklerimi bile takmaz oldum normal zaman içinde.çıkarttırana kadar uğraşıp ya oraya buraya düşürüyorlar veya ağızlarına götürüyorlardı daha da küçükken.
bi kaç gün önce şevval yarden siyah bi boncuk bulmuş(perdenin boncuğıu) kulağına tutmuş "anne baak" diye gülerek gösteriyor.küpe mi yaptın? diye sordum-evet dedi.
bu sabahta tv de bi kadında kolye görmüş, "annee kolye tak been".
ensar göz makyajı yapmış bi arkadaşımı göstererk "baak annede yok boya."bende yapıyımmı oğlum" dedim."hayıy" dedi çok kararlı bi sesle.şevval "anne ben yapicam"."sen yapmak mı istiyosun" "evet"
öyle hoşuma gidiyoki bu kız muhabbetleri şevvalle.öyle mutu oluyorum ki kızımın büyüdüğünü bu şekilde de gördüğümde.

28 Mayıs 2011 Cumartesi

kısa sahiden...okuyun ve geçin...


merhaba...
bir haftadır sabah güneş var,öğleden sonra yağmur.sabahları değerlendirip mutlaka biyerlere gidiyoruz.eve giremesi çok zor oluyor ama..özellikle şevval kıyametleri koparıyor.
saat 00:00 ensar o gün gündüzde uyumamıştı.ilk defa ağzından : -anne ben çok yoyuldu.eve dit,uyu. şevvali bıraksak dışarda uyuycak.
her gün yeni şeyler öğrenmelerine şahit olmak öyle güzel ki.her an' larını kaydetmek istiyorum. yazmak istiyorum bir çoğu uçup gidiyo...
istediği birşey olmayınca:-ben çok üzülüyüm ama.
işlerine gelmeyen bi konudan konuşunca:-anne,yetey! yeetey,tamam!
akşam olup hava kararmaya başlayınca:akşam yook.hayıy,akşam oomaşın. diye ciddi ciddi ağlıyorlar.
hatta:-gıcık akşam,ben yok sev akşam.. gibi cümleler sarf etmekten geri kalmıyolar.

hep duyardım "dillendiklerinde daha da tatlı oluyorlar" diye. çok şükür bu günleri Gösteren'e... öyle zor büyüyorlar ki. yeni doğmuş bi keçi gördük geçen gün,yine dağ bayır gezerken...10-15 dk olmuş doğalı. ayağa kalkmış yürüyor.dedim ki "insanoğlu ne zor büyüyor"

ensar yine aç geziyor günlerdir.kaşık kadar suratı.canı içnde olsun da büyür diyor büyükbüyükler.
-inşallah ,diyorum.

ashab-ı keyf'in hikayesi geliyor aklıma.bir rivayete göre hükümdar mağaranın önünü taşlarla dolduruyor.
yani,onları ölüme mahkum ediyor.
Allah ise onları yaşamaya mahkum ediyor.
bir rivayete göre 180-200 yıl...
O istesin yeter ki...
biz isteyelim yeter ki Ondan...
bu dünyada vaya öteki dünyada karşılığının mutlaka olacağını bilmek...

23 Mayıs 2011 Pazartesi

kahveyi hiç böyle pişirdiniz mi?

 geçtiğimiz günlerde eşim bahsetmişti 'yukarı çarşıda kahveyi fincanla ocakta pişiriyolar' diye...o günden beri aklımdaydı,fırsat kolluyodum ki;dün bolu dağından aldığımız lokumlu çikolatalar sebep oldu.ve çok güzel oldu.bir fincana 2 çay kaşığı kahve,1çay kaşığı şeker(arzuya göre) ve su koyuyoruz.karıştırıp ocağa...en fazla 3-4 dk içinde bir iki göbek atınca hemen alıyoruz ocaktan.lokumlu bolu çikolasıyla servis yapyoruz veya afiyetle içiyoruz...
uzun süre favorim olucağı kesin.çikolatayıda ayrıca tavsiye ediyorum.ilk önce ben denedim,eşime söyledim şu çikolatayı bi denesene diye yedi arkasından hemen sipariş verdi.orjinali fındıklı.hurmalısı,kayısılısı,fıstıklısı vardı.ama bu süper.
*türk kahvesi idrar söktürür ve böbreklerin susuz kalmasına sebep olabilir.bu yüzden arkasından 1 bardak su içilir.
*blog hızla yemekçi blog olmaya doğru gidiyor.bu işe dur demek mi gerekiyor ne?:)

19 Mayıs 2011 Perşembe

mini kekler

bizim evde pasta börek yapmak için misafirin gelmesi beklenmez."hepimiz misafiriz bu yalancı dünyada"eksenli düşünen evin annesi her yiyeceğin en güzelini yer yedirir,her eşyanın en yenisini kullanır.isarfı sevmez.sahip oldukları ve olmadıkları için şükr eder..
bu kekte kendimiz için yeptığımız güzel bi tarif ve ensar'ın çilekli pasta krizlerinde imdada yetişen çilekli kek;
 2 yumurta,
1 su bardağı şeker,
yarım su bardağı yağurt suyu,
yarım su bardağı ılık su,
1 çay bardağı sıvı yağ,
1 paket kabatma tozu,
2,5 su bardağı un(kıvamına göre arttırabiliriz)
 kek kalıplarına 2 şer kaşık koyup,önceden ısıttığımız fırında pişirip,
süsleyip afiyetle yiyiyoruz,yediriyoruz.
vaktiniz ve isteğiniz varsa krema veya kremşantiyle gayet lezzetli olur.

ıspanaklı börek

bu aralar yemekle içmekle o kadar haşır neşirim ki sormayın.önceden sadece 2 kilom fazlaydı.sonra 4,şimdi 6.annemin yaptığı güzel sivas yemeklerinin çok etkisi var.içli köfte,ekşili köfte,sac kavurma...derken aynadan sana sırıtan kilolar.
bu börek hangi yörenin bilmiyorum.ama sivasta çok yaparlar.buralarda hamurun içine çiğ ıspanak konulmasını garip karşıladıklarını gördüm.fakat ıspanak böreğin içinde pişip suyunu bırakıyor.sıcak yendiğinde dışı hafif çıtır içi yumuşacık bi lezzet oluyor.
ilk önce su,un ve tuzdan mayasız bi hamur hazırlanıyor.hamur dinlenirken yıkayıp doğradığımız ıspanak için soğan,kıyma,tereyağı ve zeytinyağıyla kavruluyor.ıspanağa katılıp karıştırılıyor.kıyma yerine sucukta kullanılabilir.lezzetli oluyor.
tabak büyüklüğünde açılan hamurlara ıspanaklı harçtan koyup,kaypatıyoruz.kenarları düzgün olması için tabakla kesebiliriz birleştirdiğimiz yerden.teflon tavada veya bizimki gibi elektirikli tencerede iki tarafını bişirip,isteğe göre tereyağlayıp önünü arkasını,soğuk bi ayran eşliğinde afiyetle yiyiyoruz...

4 Mayıs 2011 Çarşamba

33 aylık ikizlerimle yaşarken...

33 aylık ikizlerimle yaşarken...
aylar oldu sizden bahsetmeyeli.bi okadar -hatta daha fazlası- doldurduğunuz halde hayatımı çok oldu yazmayalı...
büyüyorsunuz farkederek herşeyi,hergün yeni şeyler öğrenerek,hem hızlı hem yavaş ama dolu dolu zamanı yaşayarak. küçük dünyanızda büyütürek her öğrendiğiniz hareketi,her duyduğunuz sesi. hatırlatarak bize her yaptığımızın kaydedildiğini.
havalar ısındıkça keyfimizde gelmeye başladı.kapının önündeki, belediye tarafınca onarılmayı bekleyen yine de iş gören parkta salıncağa binmek, kaydıraktan kaymak,yaşıtınız olan bir iki çocukla karşılaşmak konuşmak oynamak,nerdeyse bir gün arayla yağan yağmurun oluşturduğu suya taş atmak, karşımızdaki simitçiden 'mimit' almak, yeni açılan kuş, kaplumbağa, tavşan, balık, satan dükkana gitmek...mutlu etmeye yetiyor sizi.
annanne nin bahçesinde toprakla oynamak bazen,dedenin takım sandığındaki çivilerle,alet edavatla usta olmak inşaat yapmak...
küçük dünyanızdaki büyük işleriniz sizin.ensar'ı ensar yapan,şevval'i şevval yapan oyunlarınız.
tutkularınız,farklarınız birbirinizden...
birlikte büyüyen iki minik insanın öyküsü onlar büyüyene kadar....

28 Nisan 2011 Perşembe

Şeyh Edebali'nin Nasihati

Bak dostum!

Cahil ile dost olma: İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez; üzülürsün...
.

Saygısızla dost olma: Usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez; üzülürsün.
...
Aç gözlü ile dost olma: İkram bilmez, kural bilmez, doymak bilmez; üzülürsün,

Görgüsüzle dost olma: Yol bilmez, yordam bilmez, kural bilmez; üzülürsün.

Kibirliyle dost olma: Hal bilmez, ahval bilmez, gönül bilmez; üzülürsün.

Ukalayla dost olma: Çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur; üzülürsün.

Namertle dost olma: Mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez; üzülürsün.

— İlim bil, irfan bil, söz bil.
— İkram bil, kural bil, doyum bil.
— Usul bil, adap bil, sınır bil.
— Yol bil, yordam bil.
— Hal bil, ahval bil, gönül bil.
— Çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma.
— Mert ol, yürekli ol.
— Kimsenin umudunu kırma.

Sen seni bil; ömrünce bu yeter sana.