bir haftadır sabah güneş var,öğleden sonra yağmur.sabahları değerlendirip mutlaka biyerlere gidiyoruz.eve giremesi çok zor oluyor ama..özellikle şevval kıyametleri koparıyor.
saat 00:00 ensar o gün gündüzde uyumamıştı.ilk defa ağzından : -anne ben çok yoyuldu.eve dit,uyu. şevvali bıraksak dışarda uyuycak.
her gün yeni şeyler öğrenmelerine şahit olmak öyle güzel ki.her an' larını kaydetmek istiyorum. yazmak istiyorum bir çoğu uçup gidiyo...
istediği birşey olmayınca:-ben çok üzülüyüm ama.
işlerine gelmeyen bi konudan konuşunca:-anne,yetey! yeetey,tamam!
akşam olup hava kararmaya başlayınca:akşam yook.hayıy,akşam oomaşın. diye ciddi ciddi ağlıyorlar.
hatta:-gıcık akşam,ben yok sev akşam.. gibi cümleler sarf etmekten geri kalmıyolar.
hep duyardım "dillendiklerinde daha da tatlı oluyorlar" diye. çok şükür bu günleri Gösteren'e... öyle zor büyüyorlar ki. yeni doğmuş bi keçi gördük geçen gün,yine dağ bayır gezerken...10-15 dk olmuş doğalı. ayağa kalkmış yürüyor.dedim ki "insanoğlu ne zor büyüyor"
ensar yine aç geziyor günlerdir.kaşık kadar suratı.canı içnde olsun da büyür diyor büyükbüyükler.
-inşallah ,diyorum.
ashab-ı keyf'in hikayesi geliyor aklıma.bir rivayete göre hükümdar mağaranın önünü taşlarla dolduruyor.
yani,onları ölüme mahkum ediyor.
Allah ise onları yaşamaya mahkum ediyor.
bir rivayete göre 180-200 yıl...
O istesin yeter ki...
biz isteyelim yeter ki Ondan...
bu dünyada vaya öteki dünyada karşılığının mutlaka olacağını bilmek...
