29 Haziran 2011 Çarşamba

Alman gençleri çok şaşırtan  Türkiye de gördükleri manzra Lütfen Buraya

28 Haziran 2011 Salı

son varışımız Sanadır!

Tüm İnananların Mübarek Miraç Kandili kutlu olsun.
AMENERRASULÜ'NÜN MEALİ:

285- O peygamber de kendisine Rabbinden indirilene iman etti,

Mü'minler de (onlardan) her biri Allah'a,
onun meleklerine,
kitaplarına,
peygamberlerine inandı.
"Onun (Allah'ın) peygamberlerinden hiç birini diğerlerinin arkasından ayırmayız (hepsine inanırız),
dinledik,
(kabul ettik) emrine itaat ettik,
Ey Rabbimiz,
mağfiretini isteriz.
Son varışımız ancak sanadır"
dediler.

286 -Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez.

Herkesin kazandığı hayır faidesine,
yaptığı şer kendi zararınadır.
"Ey Rabbimiz, unuttuk, yahut yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme.
Ey Rabbimiz,
bizden evvelki ümmetlere yüklediğin gibi üstümüze ağır bir yük yükleme,
Ey Rabbimiz,
takat getiremeyeceğimizi bize taşıtma.
Bizden sadır olan günahları sil,
bağışla,
bizi esirge.
Sen mevlamızsın bizim.
Artık kafirler ruhuna karşı bize yardım et."

17 Haziran 2011 Cuma

hayaller,olanlar,olmalılar

öyle blog yazarları var ki hayretle,merakla okuduğum. kalemi öyle konuşturuyorlar ki ve öyle tercüman oluyorlar ki içimde anlatmak istediğim ne varsa!
zaten bi iddiam yok bu alemde.ne çok kitap okurum,ne çok yemek yaparım,ne çok yazarım,ne çok maharetiyim,ne çok film izlerim,ne çok gezerim,ne de dıy projelerim var gerçekleştirdiğim.
sadece burada olmayı,eskiden beri yazmayı,nerdeyse gördüğüm her yazıyı okumayı,çocukluktan beri dergilerin,gazetelerin inciğini cinciğini çıkarmayı,şiir dinlemeyi,armut pişince dikiş dikmeyi,bişeyler boyamayı çok seviyorum.anne olmayı seviyorum.annelerin çocuklarına yazdıkları sevgi cümlelerini okumayı seviyorum.
kadınların hayatlarında değiştirmek istedikleri ne varsa;perdesi, koltuğu,tenceresinin yeri dahil herşeyi paylaşmalarını,
hayat gayelerini,neden var olduklarını,nasıl yaşadıklarını irdelemelerini,
daha bilinçli olmak adına ve daha verimli bi insan ve anne olmak adına nasıl dindiklerini görmek onları okumak iyi geliyor bana.
ufak tefek çok hayalim var.dünya için küçük olduğu kadar benim içinde küçük olan aslın da boyutta.sadece biraz daha mutlu olmak için ve anlamlandırmak için geçen zamanı.yeni bi ajanda almalı diyorum,not almalı unutmadan...

3 Haziran 2011 Cuma

pratik profetrol

profetrol yapsam dedim.uzun ve zor geldi.pratik bi şey yapıcak kadar vaktim vardı.tatlıda tuzluda daima kurtarıcı milföyleri çıkardım.4 kare elde ettim 1 kareden.fırında pişti.bu sırada krema ve kremşanti karışımını hazırladım.aralarına doldurdum.üzerine çikolata sosu veya sadece ve bolca pudra şekeri.tadı da görüntüsü gibi çok güzel oluyor.
*çikolata sosu servis edilmeden hemen önce dökülmeli.beklediğinde hoş görünmüyor.

2 Haziran 2011 Perşembe

birbirimizi unutmamak üzere

genel af-üç aylar demiş zeynep&zeynep.çok beğendim bu tabiri. bu aylardan tertemiz günahsız bi şekilde çıkabilmek ümidiyle... ve Yaratıcımıza en yakın olduğumuz anlardan birinde, anlımız secdedeyken birbirimizi unutmamak üzere...adım MERVE:)
iyi kandiller...

1 Haziran 2011 Çarşamba

kız annesi

pek süslü bi hatun sayılmam.yerine göre diyelim.çocuklar büyüdükçe yüzüklerimi bile takmaz oldum normal zaman içinde.çıkarttırana kadar uğraşıp ya oraya buraya düşürüyorlar veya ağızlarına götürüyorlardı daha da küçükken.
bi kaç gün önce şevval yarden siyah bi boncuk bulmuş(perdenin boncuğıu) kulağına tutmuş "anne baak" diye gülerek gösteriyor.küpe mi yaptın? diye sordum-evet dedi.
bu sabahta tv de bi kadında kolye görmüş, "annee kolye tak been".
ensar göz makyajı yapmış bi arkadaşımı göstererk "baak annede yok boya."bende yapıyımmı oğlum" dedim."hayıy" dedi çok kararlı bi sesle.şevval "anne ben yapicam"."sen yapmak mı istiyosun" "evet"
öyle hoşuma gidiyoki bu kız muhabbetleri şevvalle.öyle mutu oluyorum ki kızımın büyüdüğünü bu şekilde de gördüğümde.

28 Mayıs 2011 Cumartesi

kısa sahiden...okuyun ve geçin...


merhaba...
bir haftadır sabah güneş var,öğleden sonra yağmur.sabahları değerlendirip mutlaka biyerlere gidiyoruz.eve giremesi çok zor oluyor ama..özellikle şevval kıyametleri koparıyor.
saat 00:00 ensar o gün gündüzde uyumamıştı.ilk defa ağzından : -anne ben çok yoyuldu.eve dit,uyu. şevvali bıraksak dışarda uyuycak.
her gün yeni şeyler öğrenmelerine şahit olmak öyle güzel ki.her an' larını kaydetmek istiyorum. yazmak istiyorum bir çoğu uçup gidiyo...
istediği birşey olmayınca:-ben çok üzülüyüm ama.
işlerine gelmeyen bi konudan konuşunca:-anne,yetey! yeetey,tamam!
akşam olup hava kararmaya başlayınca:akşam yook.hayıy,akşam oomaşın. diye ciddi ciddi ağlıyorlar.
hatta:-gıcık akşam,ben yok sev akşam.. gibi cümleler sarf etmekten geri kalmıyolar.

hep duyardım "dillendiklerinde daha da tatlı oluyorlar" diye. çok şükür bu günleri Gösteren'e... öyle zor büyüyorlar ki. yeni doğmuş bi keçi gördük geçen gün,yine dağ bayır gezerken...10-15 dk olmuş doğalı. ayağa kalkmış yürüyor.dedim ki "insanoğlu ne zor büyüyor"

ensar yine aç geziyor günlerdir.kaşık kadar suratı.canı içnde olsun da büyür diyor büyükbüyükler.
-inşallah ,diyorum.

ashab-ı keyf'in hikayesi geliyor aklıma.bir rivayete göre hükümdar mağaranın önünü taşlarla dolduruyor.
yani,onları ölüme mahkum ediyor.
Allah ise onları yaşamaya mahkum ediyor.
bir rivayete göre 180-200 yıl...
O istesin yeter ki...
biz isteyelim yeter ki Ondan...
bu dünyada vaya öteki dünyada karşılığının mutlaka olacağını bilmek...